Basın Özgürlüğü ve Halkın Haber Alma Hakkı Engellenemez!
Halk TV'nin sahibi hakkında yürütülen soruşturma kapsamında televizyon kanalının yönetimine kayyım atanması ve yayınlarının durdurulmasına ilişkin gelişmeleri kaygıyla takip ediyoruz.
Suç isnatlarının soruşturulması ve hukuki sorumlulukların tespit edilmesi yargının görevidir. Ancak bir soruşturma kapsamında alınan tedbirlerin, basın kuruluşunun yayın faaliyetlerini durduracak ve toplumun haber alma hakkını sınırlandıracak sonuçlar doğurması, hukuk devleti ilkesi bakımından ciddi sorunlar ortaya çıkarmaktadır.
Anayasa'nın 28. maddesi açıktır: “Basın hürdür, sansür edilemez.”
Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin ve basın kuruluşlarının değil, toplumun tamamının temel hakkıdır. Bu özgürlüğe yönelik müdahalelerin hukuka uygun, zorunlu ve ölçülü olması; ifade özgürlüğünün ve halkın haber alma hakkının özüne dokunmaması gerekir.
Bir basın kuruluşunun sahibi hakkında yürütülen soruşturma, tek başına o kuruluşun yayın faaliyetlerinin engellenmesini haklı kılamaz. Ceza sorumluluğunun şahsiliği, masumiyet karinesi ve ölçülülük ilkesi her koşulda gözetilmelidir.
Basın özgürlüğü, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez güvencelerinden biridir. Bu özgürlüğün korunması, anayasal bir zorunluluktur.
Trabzon Barosu olarak, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik müdahalelerin hukuka uygunluk ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde denetlenmesi gerektiğini vurguluyor; Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklere saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyoruz.
TRABZON BAROSU
Suç isnatlarının soruşturulması ve hukuki sorumlulukların tespit edilmesi yargının görevidir. Ancak bir soruşturma kapsamında alınan tedbirlerin, basın kuruluşunun yayın faaliyetlerini durduracak ve toplumun haber alma hakkını sınırlandıracak sonuçlar doğurması, hukuk devleti ilkesi bakımından ciddi sorunlar ortaya çıkarmaktadır.
Anayasa'nın 28. maddesi açıktır: “Basın hürdür, sansür edilemez.”
Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin ve basın kuruluşlarının değil, toplumun tamamının temel hakkıdır. Bu özgürlüğe yönelik müdahalelerin hukuka uygun, zorunlu ve ölçülü olması; ifade özgürlüğünün ve halkın haber alma hakkının özüne dokunmaması gerekir.
Bir basın kuruluşunun sahibi hakkında yürütülen soruşturma, tek başına o kuruluşun yayın faaliyetlerinin engellenmesini haklı kılamaz. Ceza sorumluluğunun şahsiliği, masumiyet karinesi ve ölçülülük ilkesi her koşulda gözetilmelidir.
Basın özgürlüğü, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez güvencelerinden biridir. Bu özgürlüğün korunması, anayasal bir zorunluluktur.
Trabzon Barosu olarak, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik müdahalelerin hukuka uygunluk ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde denetlenmesi gerektiğini vurguluyor; Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklere saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyoruz.
TRABZON BAROSU
