Çıplak Arama İnsan Onuruna Yönelik Bir İhlaldir
İBB davasının duruşmasında dile getirilen, Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in gözaltı sürecinde çıplak aramaya maruz bırakıldığı ve çocukları üzerinden tehdit edildiği yönündeki beyanlar, hukuk devleti ilkesi ve temel insan hakları açısından son derece ağır iddialar içermektedir.
Kadınların bedenlerinin bir denetim ve baskı aracına dönüştürülmesi, korkutulmaları, sindirilmeleri ve susturulmaya çalışılması hiçbir koşulda kabul edilemez.
Devletin görevi bireylerin onurunu korumak olup insan onurunu zedeleyen uygulamaların varlığına ilişkin her iddia titizlikle araştırılmalıdır.
Çıplak arama, kişilerin bedensel ve ruhsal bütünlüğünü hedef alan, insan onurunu ağır biçimde yaralayan bir uygulamadır. İşkence ve kötü muamele yasağı ise Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve evrensel hukuk ilkeleri gereğince mutlak koruma altındadır.
Özellikle kadınların annelikleri, aile ilişkileri ve çocukları üzerinden baskı altına alınmaya çalışıldığı yönündeki iddialar, yalnızca bireysel hak ihlali değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği bakımından da kaygı vericidir.
Bu nedenle kamuoyuna yansıyan iddiaların etkin ve şeffaf bir soruşturma ile aydınlatılması; sorumluluğu bulunan kişiler hakkında gerekli işlemlerin gecikmeksizin yerine getirilmesi hukuk devletinin gereğidir.
Trabzon Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak; kadınların onuruna, beden bütünlüğüne ve temel haklarına yönelik her türlü ihlalin karşısında olduğumuzu, kadınların adalete erişim ve hak arama mücadelelerinde yanlarında olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Trabzon Barosu Kadın Hakları Komisyonu
Kadınların bedenlerinin bir denetim ve baskı aracına dönüştürülmesi, korkutulmaları, sindirilmeleri ve susturulmaya çalışılması hiçbir koşulda kabul edilemez.
Devletin görevi bireylerin onurunu korumak olup insan onurunu zedeleyen uygulamaların varlığına ilişkin her iddia titizlikle araştırılmalıdır.
Çıplak arama, kişilerin bedensel ve ruhsal bütünlüğünü hedef alan, insan onurunu ağır biçimde yaralayan bir uygulamadır. İşkence ve kötü muamele yasağı ise Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve evrensel hukuk ilkeleri gereğince mutlak koruma altındadır.
Özellikle kadınların annelikleri, aile ilişkileri ve çocukları üzerinden baskı altına alınmaya çalışıldığı yönündeki iddialar, yalnızca bireysel hak ihlali değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği bakımından da kaygı vericidir.
Bu nedenle kamuoyuna yansıyan iddiaların etkin ve şeffaf bir soruşturma ile aydınlatılması; sorumluluğu bulunan kişiler hakkında gerekli işlemlerin gecikmeksizin yerine getirilmesi hukuk devletinin gereğidir.
Trabzon Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak; kadınların onuruna, beden bütünlüğüne ve temel haklarına yönelik her türlü ihlalin karşısında olduğumuzu, kadınların adalete erişim ve hak arama mücadelelerinde yanlarında olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Trabzon Barosu Kadın Hakları Komisyonu
