8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Basın Açıklaması
8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI
Bugün 8 Mart; 1857 yılında New York’ta dokuma işçisi kadınların "eşit işe eşit ücret" ve "insanca yaşam" talebiyle yaktığı meşalenin; bugün tüm dünyada ve ülkemizde bir hak arama, dayanışma ve direniş gününe dönüşmesinin yıl dönümüdür.
Bizler, Trabzon Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak, Cumhuriyetimizin sağladığı kazanımlardan aldığımız güçle, kadınların insan hakları mücadelesini her zamankinden daha kararlı bir şekilde sürdürüyoruz.
2026 yılında hâlâ tam eşitliği sağlamaya çalışıyoruz. Uluslararası raporlar gösteriyor ki; kadınlar dünya genelinde erkeklerin sahip olduğu yasal hakların hâlâ yalnız %64’üne sahip. Kanun önünde eşit hakların bulunduğu ülkemizde dahi, toplumsal roller nedeniyle fiilî eşitsizlik varlığını korumaktadır.
Ülkemizde de mevzuatımızdaki kazanımların uygulamaya yansımasında ciddi bir dirençle karşılaşılmaktadır:
- İş Kanunu m. 5’teki ayrımcılık yasağının ihlal edilmesi; kadınların hâlâ erkek çalışanlardan düşük ücret alması, iş görüşmelerinde evlilik, aile kurma ve doğum planlarının sorulması, kadınların bu nedenlerle ya da "iyi iş çıkardıkları" gerekçesiyle tüm iş yükü üzerlerine yıkılarak mobbinge maruz bırakılması kabul edilemez.
- 6284 Sayılı Kanun’un etkin uygulanmasındaki aksaklıklar, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının yarattığı hukuki boşluk ve koruma zırhındaki zayıflama ile yargı kararlarındaki toplumsal cinsiyetçi bakış açısı; kadına yönelik şiddetin ve ayrımcılığın sistematik bir hâl almasına neden olmaktadır.
Taleplerimiz Net, Mücadelemiz Kararlıdır!
Trabzon Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak yetkililere ve topluma sesleniyoruz:
- Kadına yönelik şiddetle mücadelede "sıfır tolerans" ilkesi lafta kalmamalı; koruyucu ve önleyici tedbirler derhâl hayata geçirilmelidir. Bunun ön koşulu, toplumsal cinsiyet eşitliğinin tavizsiz sağlanmasıdır.
- Karar alma mekanizmalarında, siyasette ve iş dünyasında kadınların eşit temsili bir "lütuf" değil, demokrasinin asgari gereğidir.
- Bakım yükümlülüklerinin kadının omzundan alınması için ücretsiz ve nitelikli kreşler ile yaşlı bakım evlerinin sayısı artırılmalı, kadın istihdamı gerçekçi politikalarla teşvik edilmelidir.
- Son dönemde gündeme gelen; süresiz nafakanın kaldırılması, boşanmanın (yeterli güvence olmaksızın) hızlandırılması ve aile hukukunda arabuluculuk getirilmesi gibi planlar, var olan eşitsizliği tırmandıracak ve kadınlar aleyhine sonuç doğuracaktır. Bu planlardan ivedi olarak vazgeçilmelidir.
Sonuç Olarak;
Biz kadın avukatlar; sadece müvekkillerimizin değil, bu coğrafyada yaşayan her bir kadının hakkını savunmak için cübbelerimizi kuşanıyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün "Bir topluluk, bir ulus, erkek ve kadın olmak üzere iki ayrı cins insandan oluşur. Bir ulusun bir bölümünü geliştirip diğer bölümünü ihmal etmek mümkün değildir" sözü rehberimizdir.
Cumhuriyet devrimleriyle elde ettiğimiz haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz! Karanlığa karşı dayanışmayla, şiddete karşı adaletle direneceğiz. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde; Fatmanur’ların ve Hifa’ların kaderini değiştirmek için mücadelemize yılmadan devam edeceğiz.
TRABZON BAROSU KADIN HAKLARI KOMİSYONU
